ÖZEL TASARIM ÖRNEĞİ

Bir evin kapısı gibi, hep açık kalan bir hatıra.

Bu sayfa, oluşturabileceğiniz anı sayfasını göstermek için hazırlanmıştır. Fatma Yılmaz, portresi, yaşam öyküsü ve yakınlarına atfedilen anılar temsilidir. Şarkılar bu örnek için seçilmiştir.

Örnek anı sayfası için oluşturulmuş temsili portre

Fatma Yılmaz

1952 — 2024

Sevgisiyle büyüdüğümüz bir hayat.

Doğum yeri
İstanbul
Mezar yeri
Karacaahmet
“İnsan, sevdiklerinin kalbinde yaşar.”

Kızı Elif’in anılarıyla

Temsili kişi ve bilgiler
HER AYRINTISINDA ONDAN BİR İZ

Bir hayatın kilometre taşları.

  1. 1952 · İstanbul

    Komşulukların kapı önlerinde kurulduğu bir mahallede başlayan hayat.

  2. Emekle geçen yıllar

    Dikişleriyle yalnızca kumaşları değil, insanların hayatındaki küçük eksikleri de onarırdı.

  3. Ailesine kalan

    Her misafire açılan bir kapı, her sofraya eklenen bir tabak ve bir arada olmanın kıymeti.

Bir sofranın hatırası

Pazar kahvaltısında demlenen çayın ve birlikte paylaşılan yemeklerin hatırası. Ailenizin anlatacağı tariflere, sevdiği yemeklere ve sofra anılarına burada yer açılabilir.

Onu bize anlatan şeyler

Pencere önündeki sardunyalar, yarım kalan dikişler, radyonun sesi… Onu tanıyanların hatırladığı ayrıntılar, kişiye özel bölümlere dönüşür.

Bu temsili sayfa bir tasarım örneğidir. Özel sayfanın düzeni, renkleri, fotoğraf galerisi ve bölümleri ailenin içerikleriyle birlikte planlanır.
1952 — 2024 · İSTANBUL

Sevgiyle örülmüş bir yaşam

Fatma Yılmaz, 1952 yılında İstanbul’da, komşulukların kapı önlerinde kurulduğu bir mahallede dünyaya geldi. Çocukluğunu annesinin dikiş makinesinin sesi, babasının akşam eve getirdiği gazete ve kardeşleriyle paylaştığı küçük mutluluklar arasında geçirdi. Kitaplara ve çiçeklere duyduğu sevgi, o yıllardan hayatının sonuna kadar ona eşlik etti.

Gençliğinde dikiş dikmeyi öğrendi. Önce kendi kıyafetlerini, sonra ailesinin ve komşularının elbiselerini dikti. Onun için bir söküğü onarmak, birinin hayatına özenle dokunmanın küçük bir yoluydu. Evinde her zaman bir iş daha yapılır, sofraya bir tabak daha konur, beklenmedik bir misafire mutlaka yer açılırdı.

Elif ve Murat’ın annesi olduğunda, en çok onların merakını ve iyi kalpliliğini büyütmeye önem verdi. Okul dönüşü anlatılanları sabırla dinler, sevinçleri de kırgınlıkları da ciddiye alırdı. Çocukları büyüdüğünde de bu alışkanlığı değişmedi; telefonu her açışında önce nasıl olduklarını, sonra yemek yiyip yemediklerini sorardı.

Yıllar içinde evinin pencereleri sardunyalarla, çekmeceleri eski fotoğraflarla, defterleri tarifler ve küçük notlarla doldu. Radyoda sevdiği bir şarkı çalınca sesi biraz açar, çayın demlenmesini beklerken pencere önündeki çiçeklerle ilgilenirdi. Yakınları onu büyük sözlerinden çok, insanın içini rahatlatan sesi ve gündelik hayata kattığı inceliklerle hatırlıyor.

2024 yılında aramızdan ayrılan Fatma’nın hatırası, ailesinin bir araya geldiği sofralarda, paylaşılan tariflerde ve torunlarına anlatılan hikâyelerde yaşamaya devam ediyor. Geride, sevildiğini hissetmiş insanların taşıdığı sessiz ve güçlü bir iz bıraktı.

KIZI ELİF’İN ANILARIYLA

Pazar sabahlarının sesi

Her pazar çaydanlığın sesiyle uyanırdık. Annem pencereyi açar, çiçeklerini sular ve bizi kahvaltıya çağırırdı. Bugün bir fincan çayın kokusunda hâlâ o sabahları buluyorum.

BİR ŞARKIDA YENİDEN BULUŞMAK

Sevdiği şarkılar

Bazı melodiler, onunla geçirdiğimiz bir ana açılan kapı gibi.

  1. 01

    Gülümse

    Sezen Aksu

    Pazar kahvaltılarında mutfağı dolduran o tanıdık ses.

    Spotify’da ara
  2. 02

    Şimdi Uzaklardasın

    Zeki Müren

    Akşamüstü çayının yanında dinlemeyi severdi.

    Spotify’da ara
  3. 03

    Gülpembe

    Barış Manço

    Radyoda duyduğunda yaptığı işi bırakıp sonuna kadar dinlerdi.

    Spotify’da ara
SEVENLERİNİN HAFIZASINDA

Onun için söylediklerimiz

Bir insanı, hayatına dokunduğu insanların sözlerinde de tanırız.

“Annemin yanında hiçbir derdimiz tek başımıza taşıyacağımız kadar büyük değildi. Önce dinler, sonra bir çay koyardı. Onun sevgisi biraz da böyleydi.”
ElifKızı
“Bana bir işin en güzelinin, başkasının hayatını biraz kolaylaştıran iş olduğunu öğretti. Her gün yaptığım küçük iyiliklerde hâlâ onun payı var.”
MuratOğlu
“Kapısını çalmak için bir sebebe ihtiyacımız yoktu. Bir tabak yemekle, bir demet çiçekle ya da yalnızca hâlimizi sormak için hep yanımızdaydı.”
AylaKomşusu ve dostu

Sizin de anlatacak bir hikâyeniz var.

Bir anı sayfası oluştur